Sık Kullanılanlara Ekle
Anasayfam Yap


mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün20
mod_vvisit_counterDün104
mod_vvisit_counterBu Hafta124
mod_vvisit_counterGeçen Hafta1186
mod_vvisit_counterBu Ay2875
mod_vvisit_counterGeçen Ay3599
mod_vvisit_counterToplam42075

Online (Tekil): 11
IP Numaranız: 38.107.179.234
,
Bugün: May 21, 2012


Sefahat İçinde Batıyoruz PDF Yazdır E-posta
Yazar Ahmet OĞUZ   
Pazartesi, 15 Ağustos 2011 13:13


Merkez Bankasının yanlış bir karara imza attığını daha önce söylemiştik.Zaman ilerledikçe rakamlarla haklılığımız ortaya çıkıyor.Merkez Bankası  kredilere fren koyabilmek için mevduat munzam karşılığını artırmış ve bu yolla kredileri azaltacağını düşünmüştü.Bunu yaparak kredileri azaltamayacağını sadece üreticiyi cezalandıracağını daha önce belirtmiştik.Ne yazık ki görünen bundan öteye bir şey de olmamıştır.

Tekrar ediyoruz son derece yanlış bir karar.Bunu bugün BDDK nın açıkladığı rakamlara baktığımızda net bir şekilde görebiliyoruz.

Tüketicinin kazanmadan harcadığı para 7 ayda 209.5 milyar TL’ye ulaştı. 5 Ağustos itibariyle vatandaşın tüketici kredileriyle yaptığı harcamalar 2010 yılı sonuna göre yüzde 23.2 artışla 158 milyar 983 milyon TL düzeyinde gerçekleşirken, katılım bankaları dahil kredi kartlarından yapılan harcamalar yüzde 15.9 artışla 50 milyar 506 milyon TL oldu.

 

Kredi artış hızının yüzde 25’le sınırlanmak istendiği 2011 yılında, krediler 7 ayda yüzde 19.7 artışla 640 milyar 651 milyon TL’ye yükseldi.

 

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) Haftalık Bülten’inde açıkladığı geçici verilere göre bankacılık sektöründe krediler toplamı 5 Ağustos itibariyle 640 milyar 651 milyon TL düzeyinde gerçekleşti. Bir hafta önceye göre yüzde 0.63 oranında artışın yaşandığı bankacılık sektörü kredileri, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 38.1 oranında, 2010 yılı sonuna göre ise yüzde 19.7 oranında artış gösterdi. 29 Temmuz itibariyle mali kesim hariç, katılım bankalarının dahil edildiği tüketici kredileri 2010 yılı sonuna göre yüzde 23.2 oranında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 42.1 oranında artışla 158 milyar 963 milyon TL’ye ulaştı. Tüketici kredilerinde bir önceki haftaya göre artış yüzde 0.32 düzeyinde kaldı. Konut kredileri 5 Ağustos itibariyle 71 milyar 953 milyon TL düzeyinde gerçekleşti. Konut kredilerinde geçen yıl aynı döneme yüzde 35, 2010 yılı sonuna göre ise yüzde 18.3 oranında artış yaşandı. Bir önceki haftaya göre artış ise yüzde 0.34 oldu.



Bankacılık sektörünün verdiği taşıt kredileri bir önceki haftaya göre yüzde 0.13 artışla 6 milyar 677 milyon TL’ye ulaştı. Taşıt kredileri 2010 yılı sonuna göre yüzde 17.8 oranında artarken, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 47.6 oranında artış yaşandı.



5 Ağustos itibariyle bankacılık sektörünün verdiği ihtiyaç kredileri bir önceki haftaya göre yüzde 0.15 artışla 59 milyar 874 milyon TL’ye ulaştı. İhtiyaç kredileri yılsonuna göre yüzde 30.6, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29.7 oranında arttı. Diğer tüketici kredileri ise 2010 yılı sonuna göre yüzde 22.4 artışla 20 milyar 479 milyon dolara ulaştı. Bir haftalık dönemde ise diğer tüketici kredilerinde yüzde 0.8 artış gösterdi.



Bireysel kredi kartı harcamaları bir haftalık dönemde yüzde 0.45 oranında artışla 50 milyar 506 milyon TL’ye çıktı. Bireysel kredi kartı kullanımı 2010 yılı sonuna göre yüzde 15.9, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25.5 artış gösterdi.



Bankacılık sektöründe mevduat bir önceki haftaya göre yüzde 0.1 gerilemeyle 693 milyar 838 milyon TL düzeyine indi. Geçen yılın aynı dönemine oranla mevduatta yüzde 19.6 oranında, 2010 yılı sonuna göre ise yüzde 7.6 oranında artış yaşandı.

 

Oysa önerimiz kredi maliyetlerini her kredi için değil Tüketici Kredileri için artırması daha doğru yaklaşım olurdu.Üreten sanayici ve KOBİlerin kredi maliyetleri düşük tutulmalı ve  tüketen,olmayan parayı harcayan mümtaz halkımızın kredi maliyetleri artırılmalı idi.

Desteği bırakın bir yana sanayimizin önüne taş koymasalar yetecek aslında..

 

Bir anekdot ile yazımı bitireyim.

İstanbul’da bir arkadaşım vardı.Yemeyi içmeyi pek severdi.Ama bir dönem müthiş bir borç yükünün altına girmişti.Bir akşam beni evine yemeğe davet etti.Sofra yine öyle bir donatılmış ki.En pahalısından kalkan balığı,mezeler,rakı..Kuş sütü eksikti sadece.Durumunu da bildiğim için “Selim’cim ne gerek vardı.Zaten zordasın” dedim.”Boşver Ahmet’cim sefahat içinde batıyoruz işte” dedi.

Ülkemiz batmayacak.Bundan emin olun.Ama ne yazık ki rantiyenin eli hep üretenin cebinde olacak.

 

bottom